"bana muhallebiciden tavuk gögsü alirsin.
belki, bana bir adres bile satin alirsin, cok paran vardir senin.
belki ameliyat ettirirsin; gitsin diye yüzümün diger yarisi da.
nerem varsa insan kalan... i$e orasi acitiyor."
“SEN YOKTUN, NİÇİN GELEYİM...” diyen
bir aşk mektubunu anımsadım. “ En son kötülüğün kaldı bende, en son ben sevebilirdim seni” diye biten. Arabamı sağa çekip dikiz aynasında makyaj yaptım. Sana ihanetlerin en büyüğünü hazırladım, en kanlısını; bir gün beklediğin gibi benden.
"Bir ısırışla öpüşün farkına varmayarak sokakları tinerliyorum.Tanrı bana izin ver.Versin ki sabah kokun bile kalmasın.Ama ikimiz de biliyoruz,kaçarken çıkardığımız topuk sesleri hayatı kırabilir."
"Fısıltı eksik kalıyor, aşk daima eksik kalıyor.. Offf bunu bana niye yaptın, bunu bana niye yaptın..?! Dur bir nefes alayım ve senin sevdiğin kadın olayım.. "
"Kırmızı. Sana sadece kırmızı demeliyim. Ben başaramıyorum kırmızı. Hatırlamak dışında bir mucizem yok. Bir şeye inandım. Bir şeye ve sadece bir kere ağlayarak dans ettim. Oysa hayata bağlanmak için ayağa kalkmıştım. "
"İkimizin tanıştığı koltuğa oturdum. Sesini silmeyi beceremedim.
En iyisi aşktı... Onu bulduğum yerde beni götürecek bir ayna aradım."
Yine aramamışsın beni... Biraz daha geç kal ki, bir şey bulayım... Bir gerçek daha. Yanında dublörüyle.
Bir gerçek daha ister misin? Özlemiyorum seni. Bir gerçek daha: hiç sevmedim seni...
"O, şimdi nerede... unuttuğumuz şarkinin içinde mi?.. köşe başlarında mı?..
biriktirdiğimiz yıldızlarda mı?.. niçin hepsi dört bacaklı?..
Ben o’ymuşum kahretsin. kim yaptı bunu? kaç yüzyıllık işkence bu?.. nerden bulaştım? bu büyü nereden sarıldı sırtımın ucuna? neresinden vurdular kırgın sessizliğimi?.. "
"Ben hep sokak orospularına, ibnelere, travestilere.... aşık olacağım..
Hep masumuz işte kalmadı gözyaşımız diye bağıracağım senin için akvaryumlar çalacağım.
Sen büyük evler gibi yıkıldığımda sanma ki acımı öptüğünü unutacağım. Çünkü ne mucize, hep güzel bir kadın olacağım. Hayatım boyunca yağmura rastladım, hep yağmura... Sana... pis yağmur, pis yağmur.
Bir, iki, üç, dört, beş.....altı değil! Hayat, benden gizlediğin ellerini hangi cebinde saklıyorsun?
Her aşk bir orospu yaratıyor.
Bense beyaz duvaklar, dokunduğumda irkilen sırtlar çiziyorum. bende oluyorum senin o kendin için korktuğun yerde..... "
belki, bana bir adres bile satin alirsin, cok paran vardir senin.
belki ameliyat ettirirsin; gitsin diye yüzümün diger yarisi da.
nerem varsa insan kalan... i$e orasi acitiyor."
“SEN YOKTUN, NİÇİN GELEYİM...” diyen
bir aşk mektubunu anımsadım. “ En son kötülüğün kaldı bende, en son ben sevebilirdim seni” diye biten. Arabamı sağa çekip dikiz aynasında makyaj yaptım. Sana ihanetlerin en büyüğünü hazırladım, en kanlısını; bir gün beklediğin gibi benden.
"Bir ısırışla öpüşün farkına varmayarak sokakları tinerliyorum.Tanrı bana izin ver.Versin ki sabah kokun bile kalmasın.Ama ikimiz de biliyoruz,kaçarken çıkardığımız topuk sesleri hayatı kırabilir."
"Fısıltı eksik kalıyor, aşk daima eksik kalıyor.. Offf bunu bana niye yaptın, bunu bana niye yaptın..?! Dur bir nefes alayım ve senin sevdiğin kadın olayım.. "
"Kırmızı. Sana sadece kırmızı demeliyim. Ben başaramıyorum kırmızı. Hatırlamak dışında bir mucizem yok. Bir şeye inandım. Bir şeye ve sadece bir kere ağlayarak dans ettim. Oysa hayata bağlanmak için ayağa kalkmıştım. "
"İkimizin tanıştığı koltuğa oturdum. Sesini silmeyi beceremedim.
En iyisi aşktı... Onu bulduğum yerde beni götürecek bir ayna aradım."
Yine aramamışsın beni... Biraz daha geç kal ki, bir şey bulayım... Bir gerçek daha. Yanında dublörüyle.
Bir gerçek daha ister misin? Özlemiyorum seni. Bir gerçek daha: hiç sevmedim seni...
"O, şimdi nerede... unuttuğumuz şarkinin içinde mi?.. köşe başlarında mı?..
biriktirdiğimiz yıldızlarda mı?.. niçin hepsi dört bacaklı?..
Ben o’ymuşum kahretsin. kim yaptı bunu? kaç yüzyıllık işkence bu?.. nerden bulaştım? bu büyü nereden sarıldı sırtımın ucuna? neresinden vurdular kırgın sessizliğimi?.. "
"Ben hep sokak orospularına, ibnelere, travestilere.... aşık olacağım..
Hep masumuz işte kalmadı gözyaşımız diye bağıracağım senin için akvaryumlar çalacağım.
Sen büyük evler gibi yıkıldığımda sanma ki acımı öptüğünü unutacağım. Çünkü ne mucize, hep güzel bir kadın olacağım. Hayatım boyunca yağmura rastladım, hep yağmura... Sana... pis yağmur, pis yağmur.
Bir, iki, üç, dört, beş.....altı değil! Hayat, benden gizlediğin ellerini hangi cebinde saklıyorsun?
Her aşk bir orospu yaratıyor.
Bense beyaz duvaklar, dokunduğumda irkilen sırtlar çiziyorum. bende oluyorum senin o kendin için korktuğun yerde..... "

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder